Durmak…

Durmak.
Bir an durmak.
Şimdi biraz dursana.
Ne geçiyor içinden?
Tam da şu an.
Bunu farketmek zor değil ancak kaptırıyoruz ve gidiyoruz…
Soren Kierkagaard; “Hayat sadece geriye doğru bakarak anlaşılır ancak ileriye doğru yaşanır.” demiş. Anlama da durabildiğimizde olmuyor mu? 😌
Durduğunda bakabiliyorsun nerede olduğuna. Yaptıklarına ve planlarına.
Hayatının bu evresinde;
✨Ne istiyorsun?
✨Ne istemiyorsun?
Bu netliği ancak “durunca” farkedebiliyorsun.
Durmak dediğimiz ne?
-es
-nefes
-an
-mola
…
Bence bunlardan da öte “boşluk yaratmak”
Kendin için yaratabiliğin boşluk hali durmak.
Hiçbir şey yapmamanın hafifliğini hissesebilmek, suçluluğunu kesinlikle değil.
Ne kazandırıyor?
Farkındalık
Kutlama
Şükür
Odak
Öncelik
Seçim
Sorumluluk
…
Başka?
İstediğin ve istemediğinin ayrımı; netlik hali…
İç sesine ulaşabilme.
Durabilmek nasıl mümkün?
*Beden yorulmadan, rahatsızlanmadan,
zihin çok dolmadan, taşmadan
gönül çok sıkılmadan tükenmeden
kendi enerjini önceliklendirebilmek ile.
*Huzur ile.
*Bir şey yapmayarak ya da
sana enerji veren şeyi yaparak ve
anda sadece ona odaklanarak.
—> Doğa, deniz, yürüyüş, yüzme, spor, hobi, sanat, sosyallik, yalnızlık, dinlenmek…
Neyse sana enerji veren onda kalarak.
Zamanı ve süresi tamanen sana kalmış.
Hadi:
Kendi enerjine puan ver şu anda.
0’dan 10’a kadar kaç puandasın?
Kaç puan olsun istiyorsun?
0’dan 10’a kadar bir puan da ona ver.
İkisi arasınsa fark varsa, neye ihtiyacın var o farkı doldurmak için?
Ne engelliyor şu anda seni?
Ne olsa iyi olur?
O zaman çözüm sensin.
Değişimin anahtarı da cebinde. 😇
Sevgiler.
Yeşim Erman


