Depresif hissediyorum ben de bazen; off’luyorum, puff’luyorum. 🙂
Bir yakına, dosta anlatıyorum içimi. Bazen bir koça…
Bazen de yapamıyorum; içime atıyorum. Duruyorum öyle.
Kimi zaman geçiyor o his, kimi
Alttan alayım hadi, aman şimdi sorun çıkmasın, aman kimse üzülmesin, yanlış anlaşılmasın, sabredeyim, susayım, tolerans göstereyim diyen var mı bazı ilişkilerinde?
Ne oluyor sonra?
Ani öfke patlamaları oluyor. Kızgınlık yaşanıyor.
Bir koç olarak önce şunu sorabilirim bu konuda;
SENDROMSUZ PAZARTESİ İÇİN NEYİ DEĞİŞTİRMEN GEREKİYOR?
SENİ NE MOTİVE EDER?
Ama ondan da öte şunu paylaşmak istiyorum. Yapılan bir bilimsel
Koçluk yaparken en sık karşıma çıkan konulardan biri; hayatı kontrol etmeye çalışmaktan sıyrılıp, rahatlama isteği…
Mükemmeliyetçilik, endişe-kaygı, ilgi ya da onay isteği, değersiz hissetmek ya da başarısız gözükmek istememek
Başarı ve inanç o kadar doğru orantılıymış ki…
Hatta en büyük başarı kendine inanmakmış.
Büyüdükçe ve olgunlaştıkça, tecrübelerle ben kendi adıma daha da iyi anladım.
Bir şeyi gönülden istiyorsun diyelim.
Sarılmak, insanın belki de en güzel iletişim yöntemlerinden biri. Sözcük bile gerektirmeyen… Ondaki rahatlık, samimiyet, sıcaklık, derinlik paha biçilemez. En kolay ve hızlı mutluluk sağlama yolu. İlaç gibi, hatta
Hayatınızda çok istediğiniz herşeyi yaratabilir ve olumlu yönde değiştirebilirsiniz.
İsteğinizi kendinize açık ve net bir niyet olarak söylemek ilk adımdır.
Sonra yaratıcı imgeleme meditasyonu yapabilirsiniz. Bunun için de rahat ve
Tam da şu an... Nefesini... Varlığını... Sevdiğini... Sevildiğini... . Fark et; Güneşin parlaklığını... Rüzgarın fısıltısını... Yaprakların hışıltısını... . Fark et; Sabah evden çıktığında, Akşam eve dönerken Geçtiğin yolları, Kaldırımları, Binaları,








